"GİDEMİYOR, ŞAŞIRTIYOR" - Tahmin City Plus | En Profesyonel İddaa Tahminleri
Buradasınız
Ana Sayfa > GÜNDEM KÖŞE > “GİDEMİYOR, ŞAŞIRTIYOR”

“GİDEMİYOR, ŞAŞIRTIYOR”

GALATASARAY SPOR TOTO SÜPER LİG’İN 7. HAFTASINDA DEPLASMANDA KARŞILAŞTIĞI GENÇLERBİRLİĞİ İLE 0-0 BERABERE KALARAK BEŞİNCİ KEZ ARKA ARKAYA GALİBİYET ALAMADAN SAHADAN AYRILDI

Galatasaray‘da işler yolunda gitmiyor. Hangi takımda gidiyor ki diyebilirsiniz. Geniş bir gözlükle Avrupa’ya da baktığımızda aynı şeylerin, Manchester United, Real Madrid, Barcelona, Tottenham ve hatta Manchester City’de bile yaşandığını söyleyebiliriz. Ligimizde dört büyükler arasında baktığımızda en formda olan iki takım Trabzonspor ve Fenerbahçe gibi gözüküyor. Fenerbahçe bu hafta Antalyaspor karşısında bir talihsizlik yaşasa da oyun tarzı ve temposu kalıcı. Trabzonspor ise uzun süre sonra son dakika golüyle rahatlamayı başardı. Beşiktaş ise ligin en iyi oynayan takımlarından, lider Alanyaspor’u, uzun bir süre sonra evinde mağlup etmeyi başardı. Takımların puanları birbirine çok yakın da olsa oyun tarzlarında ciddi farklılıklar görüyoruz. Bu yazımda Galatasaray’ı kendi bakış açımla sizlere yorumlamak istedim.

“HOCA BUNLARLA NEREYE GİDEBİLİR?”

Ne oldu da Fatih Terim gibi bir teknik patron bu kadroyu oynatamaz hale geldi. Ne eksik? Galatasaray taraftarı şu sıralar bunu anlamaya çalışıyor. Paris maçında oynanan 3-5-2‘li sistem rakibe özgü bir taktik formasyondu. Gençlerbirliği maçı için taraftar biraz olsun umutlanmışken yine aynı senaryo sahadaydı. Fatih Terim bu oyuncu grubuna onay vermiş olabilir. Transferleri kendisinin yapmadığını ve menejerler tarafından önerilen oyuncular tarafından gerçekleştirildiğini artık hepimiz biliyoruz, defalarca yazmayacağım. Spesifik bir transfer politikası yaşanmıyor. Yani Fatih Hoca bana “Mehmet’i getirin” dediğin de, yöneticiler “Mehmet yok ama ikamesi Ahmet var” diye geri dönüş yapıyorlar. Bunları biliyorsunuz. Piyasada hangi adam boşsa ve başka bir ülkeye transfer ihtimali düşükse, direk Türkiye’de. Bu tüm takımlar için geçerli. Şunu anlatmaya çalışıyorum. Trabzonspor Sturridge’ı almak istemedi. Sturridge bonservisi elinde olduğu için anlaşma sağlandı ve taktik, oynadığında oyuncuya göre düzenleniyor.

Heh işte tam da buraya geleceğim. Galatasaray’daki oyuncu grubu, Fatih Terim’in o baskılı, tempolu oynattığı oyunu oynayacak kapasitede değil. Gelin teker teker sayalım…

Nzonzi; Çok teknik bir orta alan oyuncusu. Çapa dediğimiz özelliklerinin yanı sıra top dağıtımı ve oyun kurucu özelliği de üst seviyede ancak çok ağır. Takımını hızlı ileriye çıkarak adam değil. Yani, ondan bu performans beklenemez. Yanına iki tane hızlı orta saha oyuncusu gerekiyor. Geçtiğimiz sezonki N’diaye ve Fernando örnekleri verilebilir.

Micheal Seri: Atik, dribling özelliği kuvvetli ancak kontrolsüz. Premier Lig’de defalarca maçını izlediğim Seri’nin yanındaki ve kanattaki oyuncular hızlı futbol oynadıkları için Seri, Seri olmuştur. Alışma sürecinde ve N’diaye’yi aratır diye defalarca dile getirmiştik. Daha 7. haftadan başladı spekülasyonlar.

Falcao: Oturup Radamel’i tartışacak değiliz. Densizlik, hadsizlik olur. Kronik sakat evet ama sağı, solu aktif olursa 20 gol barajını sol ayağıyla aşar.

Babel: Galatasaray’da sezona iyi başladı ancak ‘isabetli şut’ kavramını hiç bir zaman bilmedi. Hollanda milli takımının aktif 3-4 banko oyuncusundan birisi. Son sezonlarını yaşıyor. Verimi artarsa tehlikeli. Ancak Fatih Hoca çizgiye giden dinamik oyuncuları seviyor. Babel sisteme ters geliyor. Hasan Şaş, Arda Turan tarzında içeriye kat eden oyuncu iç sahada iş yapar hale geldi. Galatasaray deplasmanda Rodrigues ve Onyekuru’yu mumla arıyor.

Feghouli: Takımın en iyisi. Bu takım aslında geçtiğimiz sezondan itibaren 7 oyuncuyla aynı şekilde oynasa da, sol kanat ve göbek performansı düştüğünden dolayı performansını ortaya koyamıyor.

Belhanda: Vurdum duymaz. Gamsız. Oynadımı oynuyor. Üç senede Galatasaray’a kazandırdığı maç sayısı 10’u geçmez. Ben başından beri verimsiz buluyorum. Takım iyiyse o da iyi. O da normal.

Nagatomo: Elinden geleni yapıyor. Yaşına rağmen aktif ve etkisi yüksek.

Mariano: Geçtiğimiz sezonları mumla aratır düzeyde. İnanılmaz hatalar yapmaya başladı. Ancak oyuncu kalitesinden dolayı değil. Solundaki partnerlerden dolayı.

Marcao: Skandal.

Liyundama: Çok sabrettiler. Geldiğinde fizik görüntüsünden dolayı “sağlam” dendi. Marcao neyse bir tık üstü.

Lemina: Avrupa transfer listesinde en sona kalan oyunculardan. Teknik kapasitesini oturup tartışmaya gerek yok. Etkili oyuncu ancak geldiği gün de söyledim. Galatasaray’ın ortasahasında oynayacak karakterde değil. Yanlış anlamayın her takımda görev alabilir ancak çift yönlü bir oyuncu değil. Daha çok ofansı düşünerek defansı aksatan bir isim. Tutmadı, tutmayacak.

Emre Mor: Zaman kaybı. Transfer edildiği gün tebessüm ettik.

Adem Büyük: Bence Galatasaray’ın yapmış olduğu en iyi transfer. Hırslı, kendine bakan, düzgün yaşayan. Becerilerini elinden geldiğince sergileyen bir profesyonel.

Jimmy Durmaz: Kenarda köşede dursun diye alındı. Öyle de oluyor. Rotasyonda Selçuk ile beraber Gençlerbirliği maçında neler ‘yapamadı’ gözlemledik.

Andone: Allah aşkına… neyse.

Dediğim gibi Fatih Hoca ile durumun ilgisi yok. O da yine aynı Terim felsefesini uygulamak istiyor ancak oyuncular buna müsait değil. Abdullah Hoca Beşiktaş’ta nasıl oyuncu profilinden taktiğe uymadıklarından şikayetçi, Terim de aslında öyle. Başkanla falan tartışıyorlarmış. Geçiniz… Fatih Terim’in olduğu yerde Terim kuralları geçerlidir.

Gençlerbirliği maçında %70 topa sahip Galatasaray’ın tek bir şutu kaleyi buldu. Maçın genelinde izleyenler ekran başında uyuyakaldı. Gençlerbirliği tam 20 gol girişiminde bulundu. 4 tanesi net, 2 si rutin. Galatasaray ligin en az gol atan takımı. Tüm bunları topladığınızda bu takım neden ileriye gidemiyor diye sorduğumuzda, tek bir cevap ver ‘oyuncu grubu’. Şu takım 150 milyon euro nasıl oynamaz diyebilirsiniz. İsterse 500 milyon euro olsun, eğer oyuncu grubunun kimyası birbiriyle uyuşmuyorsa o takım oynamaz, oynamıyorda.

Fatih Terim sorumludur. “Şampiyon olunca ben yaptım, olamayınca ben yapmadım” demek olmaz diyenlere şunu söyleyebilirim; Evet hoca her şeyden sorumludur ancak oyuncu da oynayacak. Hep şunu söylüyoruz. Oyuna karakterini koymak oyuncudan kaynaklıdır. Teknik direktör sadece görevini yapar ve ekstra olarak takımını psikolojik olarak maça hazırlar. Fatih hocada da bunların kralı var.

 

Atilla Arda BORA
tahmincityplus.com editörü
Top
Translate »